Kayıtlar

Ahmet Aygen etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Milletin İradesi, Birliğin Zaferi!..

Resim
15 Temmuz'dan, Millî Birlik ve Dayanışma Ruhuna... Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. Milletlerin tarihinde öyle geceler vardır ki, üzerinden yıllar geçse de yalnızca takvim yapraklarında değil, hafızalarda ve vicdanlarda yaşamaya devam eder. Çünkü bazı hadiseler, sadece bir günün değil; ortak kaderin, ortak sorumluluğun ve ortak geleceğin de dönüm noktası hâline gelir. 15 Temmuz 2016 gecesi , aziz milletimizin böylesine ağır bir imtihanla karşı karşıya kaldığı, acının ve cesaretin aynı zaman diliminde yaşandığı unutulmaz gecelerden biri olarak tarihimizdeki yerini almıştır. O gece yaşananlar, millet iradesine ve demokratik düzene yönelik ciddi bir saldırı olarak değerlendirilmiş; sonrasında ise bu tarih,  "Millî Birlik ve Demokrasi Günü" olarak anılmaya başlanmıştır. Hangi görüşten olursa olsun, toplumların böylesi zor dönemlerden çıkaracağı en önemli ders; ortak değerler etrafında kenetlenebilmenin ve hukukun üstünlüğünü koruyabilmenin önemidir. Yüce Rabbimiz şöyle b...

Kalabalıkların Tenhalığı!..

Resim
Kalabalıkların Tenhalığı!.. Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. İnsan , tek başına yaşayabilen bir varlık değildir; yaratılışı gereği bir topluma, bir çevreye ve sarsılmaz gönül bağlarına ihtiyaç duyar. Ancak modern çağ, insanı kalabalıklar içinde yalnızlaştırırken, bağlarımızı da ne yazık ki çıkarlar üzerine kurmaya zorluyor. Oysa bizi biz yapan, bizi bir arada tutan yegane güç; karşılık beklemeksizin birbirimizin elinden tutabilmektir. Hani o ilahi kelamda buyrulduğu gibi; "Müminler ancak kardeştirler" ve merhamete ulaşmanın yolu o kardeşlik köprülerini onarmaktan geçer. Bugün sokaklarda, evlerde veya iş yerlerinde yaşadığımız kopuklukların temelinde, insan onuruna verilen değerin azalması yatmaktadır. Bir toplumu ayakta tutan şey, binaların sağlamlığı ya da ekonominin büyüklüğü değil; o toplumun fertlerinin birbirine duyduğu güven ve adalettir. Rehberimizin asırlar öncesinden fısıldadığı o büyük hakikati unutmamalıyız: " Müslüman müslümanın k...

Bağımlılığın Görünmeyen Bedeli!..

Resim
Sigara ve Duman Olan Sağlık!.. Ahmet Aygen 26 Haziran, Birleşmiş Milletler tarafından "Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" olarak kabul edilmiştir. Ancak bağımlılık denildiğinde aklımıza yalnızca uyuşturucu maddeler gelmemelidir. Dünyada milyonlarca insanın hayatını sessizce tüketen sigara ve nikotin bağımlılığı da mücadele edilmesi gereken en büyük bağımlılıklardan biridir.  Bağımlılık  çoğu zaman bir merakla başlar; alışkanlığa dönüşür, zamanla insanın iradesini kuşatır ve sonunda hem bedenini hem de ruhunu esir alır. Sigara da böyledir. İlk başta bir arkadaş ortamında, bir özentiyle ya da stres bahanesiyle uzatılan bir sigara; yıllar sonra sağlık, aile ve ekonomi üzerinde ağır bedeller ödeten bir bağımlılığa dönüşebilir. Bugün dünyada yaklaşık 1,3 milyar insan tütün ürünü kullanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımı her yıl 8 milyondan fazla insanın ölümüne neden olmaktadır. Bu ölümlerin yaklaşık 1,3 ila 1,6 milyonu ise sigara içme...

Fani Gürültü, Ebedî Sükût!..

Resim
Fani Gürültü, Ebedî Sükût!.. Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. İnsanoğlu, gürültünün gölgesinde sükûtu unuttuğundan beri yönünü kaybetmiş bir seyyah gibidir. Her sabah telaşla uyandığımız şu fani dünya, bizlere sürekli bir yerlere yetişmeyi, hep daha fazlasına sahip olmayı ve durmaksızın konuşmayı dayatıyor. Oysa ruh, kelimelerin bittiği, kalbin kendi ritmiyle baş başa kaldığı o derin sessizlikte nefes alır. Dikkat ettiniz mi, modern zamanların en büyük trajedisi yalnız kalma korkusu değil, aslında kendi sükûtumuzla yüzleşme cesaretsizliğimizdir. Elimizdeki dijital ekranlar, sokakların bitmek bilmeyen uğultusu, zihnimize boca edilen fuzuli bilgiler... Hepsi, içimizdeki o büyük boşluğu, o asil yalnızlığı gizlemek için ördüğümüz yapay duvarlardır.  Ne var ki, maddiyatla ve gürültüyle doyurmaya çalıştığımız her duygu, ruhumuzun ebediyet sızısını daha da derinleştirmekten başka bir işe yaramıyor. Rabbimiz bu beyhude çabayı ve dünyanın aldatıcı doğasını Kelâmullah’ta bizlere net bir şekild...

Açız!.. Diye Bağırıp, Nimet Denizinde Boğulanlara!..

Resim
Açız!.. Diye Bağırıp, Rahmet Denizinde Boğulanlara!.. Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. Şükür, Allah’a duyulan minneti ifade etse de Allah’ın lütfettiği nimetlerin karşılığını kendi cinsinden vermektir. Sözle yapılan şükür işin kolayına kaçarak sadece gönül borcunu eda etmek olur ki Allah’ın kastettiği bu değildir. “Her nimetin şükrü kendi cinsinden olur” yani Allah bize ne ikram ettiyse bizim de başkalarıyla bunu paylaşmamız gerekir! Örneğin Allah’ın verdiği ilmi herhangi bir menfaat gütmeden insanlarla paylaşmak, çok zor şartlarda da olsa kazanılan parayı kimseden minnet beklemeden infak etmek, yapılan hayrı riyaya bulaşmadan ve çıkar gözetmeden toplumun hizmetine sunmaktır. Şükretmezsek ne olur nimet elimizden gider, azap kelimesi mahrumiyet demektir. "Eğer şükreder, iman ederseniz Allah sizi neye azaba uğratsın? Allah şükredenlerin mükâfatını verici, (onların ne yapdıklarını) hakkıyla bilicidir.” (Nisa, 4/147) Kur’an, Oruç ve Rahmet ayı olan Ramazan ayı, aynı zamanda kullar için ...

Bayram Mesajı!..

Resim
"Ramazan Bayramı İçtimai  Yardımlaşma ve Dayanışma Günü" Ahmet Aygen Bayramların cemiyet hayatımızda çok önemli bir yeri vardır. Çocuklar, gençler, olgunlar ve yaşlılar gruplar halinde camilere doluşurlar, büyük bir huşu içerisinde namazlarını kılarlar. Bayram namazından sonra bütün müslümanlar birbirlerinin bayramlarını kutlarlar, daha sonra aile büyükleri, eş-dost, akraba ve komşuları ziyaret ederek, büyüklerin ellerini öperek dualarını alırlar. Bayramlar sevgi ve saygının artmasına vesile olur. Yine, dini bayramlarımızdaki güzel adetlerimiziden biri de; yetimler, fakirler, garipler ve çocukların sevindirilmesi, yardıma muhtaç olan kimselere yardım edilmesi TOPLUMSAL yardımlaşma ve dayanışmanın meydana gelmesidir. Ramazan bayramında fakirlere sadaka-ı fıtır verilmesi, kurban bayramında ise, akrabaya ve komşulara kurban dağıtılması kadar hikmetlidir. Ramazan Bayramı'nın üç ayrı özelliği vardır.  Ramazan Bayramının toplumsal önemi; Milli bayramlar Ulus olma, beraber aynı ...

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan!

Resim
Değerli dostlar! Yüce Rabbimizin, Rahmet ve mağfiret kapılarını sonuna kadar açtığı, biz kullarına sayısız lütuflarda bulunduğu mübarek bir zaman dilimine daha kavuştuk Allah'a hamd olsun!.. Yüce Allah Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır...” (Bakara, 2/185) Bu ayet, Ramazan’ın değerini belirleyen en temel hakikati ortaya koyar: Ramazan, Kur’an ayıdır. Mümin için bu ay, vahyin rehberliğine daha sıkı sarılma, ilahî mesajı yeniden anlama ve hayatına taşıma fırsatıdır. Sevgili Peygamberimiz Muhammed (s.a.v.) de Ramazan’ın faziletini hadis-i şeriflerinde müjdelemiştir. “Ramazan ayı geldiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar zincire vurulur.” (Buhârî, Müslim) buyurarak bu ayın ilahî rahmetle kuşatıldığını haber vermiştir. Bu müjde, Ramazan’ın bir arınma ve bağışlanma mevsimi olduğunu gösterir. Bu mübarek ayı en güzel şekilde değe...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aynadaki Sır ve Kalbin Adaleti!..

Kaç Nefes Kaldı, Ömürden Geriye?!.

Milletin İradesi, Birliğin Zaferi!..