Kayıtlar

Bastak Düsturu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aynadaki Sır ve Kalbin Adaleti!..

Resim
"Toplumsal Dayanışma dan, Gönül köprülerinin İnşasına..." Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. Modern zamanların en büyük yanılgısı, insanı sadece et ve kemikten, hayatı ise sadece rakamlardan ibaret saymasıdır. Hızla akıp giden dijital bir çağın tam ortasında, elimizdeki ekranlara bakarak yönümüzü bulmaya çalışırken, asıl pusulayı —yani kalbimizi— nerede düşürdüğümüzü unuttuk. Oysa kadim bilgelerin de hep hatırlattığı gibi; insan, kainatın özüdür. Bazı hakikatler sadece gözle değil, ancak kalbi bir uyanışla fark edilebilir. Eski zamanlarda bir derviş, talebesine dağların ardındaki eski bir taş köprüyü göstererek şöyle demiş: "Evlat, bu köprü asırlardır burada durur. Üzerinden sultanlar da geçti, köleler de; salihler de geçti, zalimler de... Köprü hiçbirini sırtından atmadı, herkese aynı adaleti gösterdi. Çünkü o taşların harcında akıl ve sabır vardı." Bugün bizim insan ilişkilerimizde ve toplumsal hayatımızda eksik olan tam olarak bu taş köprünün adaletidir....

Kalabalıkların Tenhalığı!..

Resim
Kalabalıkların Tenhalığı!.. Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. İnsan , tek başına yaşayabilen bir varlık değildir; yaratılışı gereği bir topluma, bir çevreye ve sarsılmaz gönül bağlarına ihtiyaç duyar. Ancak modern çağ, insanı kalabalıklar içinde yalnızlaştırırken, bağlarımızı da ne yazık ki çıkarlar üzerine kurmaya zorluyor. Oysa bizi biz yapan, bizi bir arada tutan yegane güç; karşılık beklemeksizin birbirimizin elinden tutabilmektir. Hani o ilahi kelamda buyrulduğu gibi; "Müminler ancak kardeştirler" ve merhamete ulaşmanın yolu o kardeşlik köprülerini onarmaktan geçer. Bugün sokaklarda, evlerde veya iş yerlerinde yaşadığımız kopuklukların temelinde, insan onuruna verilen değerin azalması yatmaktadır. Bir toplumu ayakta tutan şey, binaların sağlamlığı ya da ekonominin büyüklüğü değil; o toplumun fertlerinin birbirine duyduğu güven ve adalettir. Rehberimizin asırlar öncesinden fısıldadığı o büyük hakikati unutmamalıyız: " Müslüman müslümanın k...

Dostluk mu, Yoksa yansıma mı?

Resim
Dostluk mu, Yoksa yansıma mı? Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. Düzgün biri gibi görünürken manevi ve ahlâki yönden çökmüş, raydan, yoldan çıkmış ve bu haline içten içe üzüldüğümüz kişilere hem sitem eder hem de hayret ederiz... Kendi kendimize sorarız: “Hiç yanında bunu uyaran bir dostu yok mu?” diye... Zamanında senin, benim “Aman bozulma!” uyarılarımız, çoğu zaman güç zehirlenmesinin gölgesinde boşa çıkmıştır. Zaten gösterilen bu tavır, bizi o tür insanların alanından bir hayli uzaklaştırmıştır. Onun sosyal hayatındaki saygınlığını işaret ederek düşünürüz; “Bu nasıl bir yaşantı, bu nasıl davranış, bu nasıl karakter yansıması? Bu nasıl maddiyat açlığı, bu nasıl nefis azgınlığı, bu nasıl makam istismarı?” Yine de kendi adamlığımıza dayanarak umut ederiz: “Yanında gerçek bir dostu olsaydı eğer, ‘Kendine biraz çeki düzen ver!’ diye uyarırdı.” Belki de bir başkasının sözü daha etkili olur diye bekleriz. Ama nafile… Çünkü insanoğlunun beslendiği alan aynı azgınlıkta buluşunca, sana göre düze...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aynadaki Sır ve Kalbin Adaleti!..

Kaç Nefes Kaldı, Ömürden Geriye?!.

Milletin İradesi, Birliğin Zaferi!..