Kayıtlar

Toplum ve İnsan etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Kalabalıkların Tenhalığı!..

Resim
Kalabalıkların Tenhalığı!.. Ahmet Aygen Değerli Dostlar!.. İnsan , tek başına yaşayabilen bir varlık değildir; yaratılışı gereği bir topluma, bir çevreye ve sarsılmaz gönül bağlarına ihtiyaç duyar. Ancak modern çağ, insanı kalabalıklar içinde yalnızlaştırırken, bağlarımızı da ne yazık ki çıkarlar üzerine kurmaya zorluyor. Oysa bizi biz yapan, bizi bir arada tutan yegane güç; karşılık beklemeksizin birbirimizin elinden tutabilmektir. Hani o ilahi kelamda buyrulduğu gibi; "Müminler ancak kardeştirler" ve merhamete ulaşmanın yolu o kardeşlik köprülerini onarmaktan geçer. Bugün sokaklarda, evlerde veya iş yerlerinde yaşadığımız kopuklukların temelinde, insan onuruna verilen değerin azalması yatmaktadır. Bir toplumu ayakta tutan şey, binaların sağlamlığı ya da ekonominin büyüklüğü değil; o toplumun fertlerinin birbirine duyduğu güven ve adalettir. Rehberimizin asırlar öncesinden fısıldadığı o büyük hakikati unutmamalıyız: " Müslüman müslümanın k...

Gönüllerde İz Bırakmak!..

Resim
Gönüllerde İz Bırakmak!.. Ahmet Aygen Değerli Dostlar! İşte geldik, gidiyoruz şu yalan dünyadan... Bâkî olan yalnız Allah'tır! Heybemizde ne var? Salih ameller mi, yoksa kırdığımız gönüller mi? Kaç gönüle dokunduk, kaç gönül aldık, kaç yetimin başını okşadık? Ve en önemlisi... Kaç gönülde iz bıraktık? Asıl mesele bu! Çünkü ömür dediğin bir nefeslik mola; geriye ne saraylar kalır ne de makamlar... Geriye sadece gönüllerde bıraktığımız iz kalır. Allah Teâlâ, Kur’an-ı Kerim’de iman edip salih amel işleyenleri şöyle müjdeler: “İman edip salih ameller işleyenlere gelince, onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır.” ( Kehf Suresi, 107. ayet) Bu kısa yolculukta bizi feraha ulaştıracak tek sermaye, pazarlıksız sevgiler ve sarsılmaz dostluklardır. Ancak sevgi ve dostluk, sadece dilde bir kelime değil; emek isteyen, yürek isteyen bir ...

Üzüntü Yerine, Sevgi Ekmek!...

Resim
Üzüntü Yerine, Sevgi Ekmek!... Ahmet Aygen Değerli Dostlar! Başkalarını üzerek mutlu olabilmek kendini kandırmakla, o günü geçirip yaşadıklarını bertaraf etmekle eş değerdir anlık yaşamaktır. Düşünmeden, kendini sorgulamadan yüzeysel öylesine gün doldurmaktır. Karşındaki insanın üzüntü ve mutsuzluğundan, bir sevinç kaynağı bulabiliyorsan, prim yapabiliyorsan senin kendine hayrın olmaz ki başkalarına olabilsin. Kendi sevinci ve mutluluğu adına, karşısında ki insanın üzüntü ve mutsuzluğundan mutlu olabilmek, sevinç devşirmek korkunç bir bencilliktir. Bu inancı ve imanı olmayan insana özgüdür. Kendi derdini onun derdiyle unutmaya çalışmaktır ki tamamen zararı kendinedir. Her erdemli insan gibi, insanların üzüntü ve mutsuzluğunu giderebilmek adına zor zamanlarında onlara yardımcı olmak, üzüntüsünü paylaşmak olmalı ki bizde mutlu olup, hesap günü zorda kalmayalım. Bu konuya ilişkin bir kıssa bizi biraz daha düşünmeye, almamız gereken hisseyi almamıza vesile olsun! Alimlerden biri, talebesi ...

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aynadaki Sır ve Kalbin Adaleti!..

Kaç Nefes Kaldı, Ömürden Geriye?!.

Milletin İradesi, Birliğin Zaferi!..