İmtihanın Görünmeyen Yüzü!..
Ahmet Aygen
Değerli Dostlar!
İnsan genelde zorluk, sıkıntı veya yoklukla imtihan olduğunu düşünür; oysa nimet ve bolluk da ayrı bir sınavdır. Sahip olduklarımız, bize güven ve kibir değil; şükür ve sorumluluk yüklemeli. Rahatlık ve bolluk; kalpte gafleti, kalpte nankörlüğü doğurabilir. Bu yüzden “nimet” denen şey, büyük bir sınavdır; niyet ve bilinç ister.
Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim'de Allah biz kullarına şöyle buyurur;
“Asmalı ve asmasız bahçeleri, çeşit çeşit hurmaları; zirai ürünleri, birbirine benzeyen ve benzemeyen zeytin ve narları yetiştiren O'dur. Her biri meyve verdiği zaman, meyvesinden yiyin. Hasat zamanı da onun hakkını verin. İsraf etmeyin, kuşkusuz O, israf edenleri sevmez." (En'âm 141)
Bu ayet, Allah'ın biz kullarına karşılıksız lütfettiği bolluğa şükretmenin ve kalbi korumanın önemini hatırlatır. Kolaylığa kapılıp gaflete düşen insan, manevi krizlere sürüklenir.
Allah’ın verdiği nimetleri, sırf tüketim aracı değil; birer emanet bilinciyle görmek gerekir. Sahip olduklarımızı paylaşmak, infak etmek, minnet duygusuyla değerlendirmek; bu imtihanı başarıya dönüştürür. Zengin bir ticaret erbabı, kazancının bir kısmını gizlice fakirlere verdiğinde, yalnızca maddi olarak değil; manevi olarak da büyük bir arınma yaşar. O, asıl serveti kalbinde bulur.
Hz. Peygamber efendimiz (s.a.v) bir hadisinde şöyle buyurmuştur:
“Kim bir nimete kavuşursa şükretsin; şükür, nimeti artırır.” (Tirmizî, Zühd 21)
Şükür; nimeti çoğaltmakla kalmaz, kalbi de temizler. Bollukla gelen nimetleri bir nimete dönüştürmek, hak sahibine yakışandır.
Rahatlık içinde yaşayan bir kişi, bazen ibadetini, tefekkürünü, dua ve sadakasını unutabilir. Oysa rahat günümüzde bile kalbi diri tutan şey; minnet, fedakârlık ve ahlaktır. Nimetleri kutlamak demek; şükretmek, paylaşmak ve sorumluluk almak demektir.
Günümüzde bolluğun getirdiği tüketim kültürü, insanı doyumsuz hâle getiriyor. Oysa gönül doyumu; maddiyatla değil, kalp ile ölçülür. Gerçek huzur ve tatmin, kendi içinde yetinmeyi bilenlerde saklıdır. Sahip olduklarına şükretmek, dahası onları insanlarla paylaşmak — bu dünyada huzur, ahirette ise kaçınılmaz bir mükâfat olur.
“Ya Rabbi, bana verdiğin nimetlerle doğru davranmayı, şükretmeyi ve kalbimi huzurla doldurmayı nasip eyle.” Amin.

Yorumlar
Yorum Gönder